
Konya ile Ankara’nın tam ortasında yer alan, Konya’nın 31 ilçesinden biridir Kulu. 1923’te belediye, 1954’de ise ilçe olmuş. Kulu’nun tarihi çok daha eskilere dayanıyor. Cilalı Taş Devri’nden beri ilçede yaşam varmış. İlçe, ismini Afyonkarahisar, Karabağ Yörüklerinden Kuluboğlu Mustafa Bey’den alır.
Kulu’ya yolu düşenler her yerde Olof Palme ismini görürler. Olof Palme Parkı, Olof Palme Caddesi, Olof Palme lokantası gibi. Aslında her şey 1960’lı yıllarda ilk Kululu işçilerin İsveç’e göç etmesi ile başlar. Ardından ülkede kalmalarına ve çalışmalarına izin veren, 1986’da da bir suikast sonucu hayatını kaybeden İsveç Başbakanı Olof Palme’ye olan saygı ve vefadan ötürü birçok yere ismi verilmiş.
1960’lı yıllarda devam eden işçi göçü, zamanla gidenlerin “Burada aş var, iş var, gelin” minvalindeki çağrıları neticesinde Kulu’dan İsveç’e ciddi bir akın başladı. Gidenler yakınlarını çağırdı, derken zamanla Kulu’dan daha fazla nüfus İsveç’te yaşamaya başladı. İlçenin nüfusu 51 bin iken bunun kat kat fazlası başta İsveç olmak üzere Avrupa ülkelerinde yaşamaya başladı. O dönemlerde Türkiye hakkında çok fazla bilgi sahibi olmayan İsveçliler, “Kulu Türkiye’nin başkenti mi?” sorularını bile sordular. Bugün Türkler hem işveren hem de işçi olarak Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde çalışmaya devam ediyorlar.
Bugün Kulu’ya yılda bir kere bile olsa memleket özlemini gidermek için gelen gurbetçi Kululuların yaptırdığı evler memleket özlemini gideriyor. Yazın ilçe nüfusu 3-4 katına çıkıyor. Kesin dönüş yapan Kululular’da ilçe sakinleri arasında yerini almış durumda.
Yolunuz Kulu’ya düşerse, ilçeye 3 km uzaklıkta ki Düden Gölü’nü ziyaret edebilirsiniz. Burada yüzlerce çeşit yabanıl kuş türü barınıyor. Kozanlı ve Karacadağ kasabalarında gezmek isteyebileceğiniz mağaralar bulunuyor. Kozanlı yakınlarında Gökgöl’de listeye ekleyebileceğiniz yerler arasında. Ayrıca Dönerci Cengiz’de de dönerinizi yemeden dönmeyin.
